TEKİRDAĞ İLİ TARİHÇESİ
Anadolu
ve Yakın Doğu ile Avrupa arasındaki göç, istila, ticaret, kültür alışverişi
gibi her türlü ilişkinin Trakya üzerinden gerçekleşmesi, günümüzde olduğu gibi,
geçmişte de bölgemizin en önemli özelliği olmuştur.
Tekirdağ' da Eski
Taş devrinin üst tabakalarına ait yerIeşmelere Saray ilçesindeki Güneşkaya ve
Güngörmez vadilerinde bulunan mağaralarda rastlanmıştır. (İ.Ö. 40000-10000)
Şarköy ilçesinde
ilk toprağa yerIeşme dönemine ait (Neolitik) taş balta üretim merkezleri
bulunmuştur, (İ.Ö.8000-5000). Marmara Denizi kıyı şeridi boyunca bazı nehir
ağızlarındaki yerleşmelerde Kalkolitik çağ (Toptepe İ.Ö. 4300) yerleşmeleri ile
yine sahil boyunca Troya'nın 1. ve 2. Tabakasına ait çağdaş yerleşmelerin yer
aldığı, Tekirdağ Müze Müdürlüğünce tespit edilmiştir. (ilk Tunç çağı I-II İ.Ö.
3000-2400)
İ.Ö. ikinci bin
yılında Anadolu'da kurumlaşmış devletlerin (Hitit) varlığına karşılık,
Trakya'da İ.Ö. 1400-1000 yılları arasında bir göç dalgası ile Trakya'ya gelen
ve Trakya'da Proto-Trak olarak tanımlanan toplumsal örgütlenme bakımından çok
daha geri düzeyde topluluklar bulunmaktaydı.
Traklar göçebe
topluluklar halinde yaşarken İ.Ö. 8 - 6. yüzyılda Ege adalarından gelen
Samos'lu kolonistler Marmara Denizi kıyılarında koloni şehirleri kurmuşlardır.
Bunların en önemlileri bugünkü Tekirdağ sınırları içinde bulunan Perinthos
(Marmara Ereglisi) ve Bisanthe' (Barbaros)dir. Trakya bölgesi İ.Ö. 546-430
yılları arasında doğudan gelen Pers istilasına ugramış ve Pers egemenliği altında
kalmıştır.
Tekirdağ, Roma
döneminde, İS. 3. Yüzyılda Rhaedestus ismi ile tarlh sahnesine çıkmış olup,
Bizans döneminde Rodosto ismi ile anı1mıştır. Osmanlılar 14. yüzyılda
Tekirdağ'ı Bizans Tekfurundan aldıktan sonra, Rodosto adı Rodosçuk'a dönüşmüştür.
18. yüzyıla kadar bu isimle anılan Rodosçuk, sonradan Bizans tekfurları
dolayısıyla verildiği öne sürülen 'Tekfurdağ" adıyla anılmaya başIanmış,
Cumhuriyet'ten sonra 1927 yılında il oImuş ve Tekirdağ adını almıştır.